Ağır hasarlı araçların pert olarak sınıflandırılmaması, çoğu zaman onarım maliyetleri ile aracın piyasa değeri arasındaki ilişkiye dayanır. Bu durum, sigorta süreçlerini ve aracın yeniden trafiğe çıkabilme durumunu etkileyen önemli bir faktördür. Hasar oranı belirli bir eşiği geçmediği sürece, araçların onarımına devam edilebilir. Ancak, bu durum her zaman geçerli değildir; bazı durumlarda, hasar gören parçaların türü ve durumu da karar sürecini etkileyebilir.
Ağır hasarlı bir aracın pert sayılmamasının nedeni, onarım masraflarının aracın piyasa değerinin %60'ını aşmamasıdır.
1 Temmuz 2025'ten itibaren geçerli olacak kurala göre, aracın KDV dahil onarım tutarı aracın değerini aşarsa araç tam hasara uğramış sayılacak ve hurda tescil belgesi çıkarılarak sigorta şirketi sahibine tazminat ödeyecek. Ancak onarım masrafı %60'ı geçmez ve altında gerçekleşirse araç perte ayrılmayıp tamiratı yapılıp yeniden trafiğe çıkacak.
Ayrıca, bazı parçaların hasar görmüş olması halinde hasar oranı %60'ın altında olsa bile araç pert sayılacak ve ağır hasar kaydı işlenecek. Bu parçalar arasında taban ile birlikte sağ-sol marşpiyel, sağ-sol ön ve arka şasi kolu, tavan sacı, ön göğüs sacı, sağ-sol orta direk, tavan sacı ön-arka travers, elektrikli araç bataryası ve elektrikli araçlarda ana enerji hattı, hava yastıkları ve sürücü-yolcu emniyet sistemleri, ana elektrik tesisat ve elektronik sistem parçaları, kamyon ve çekici türündeki araçların sürücü kabini yer alır.